Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa

Divan Sanat

Divan Sanat Ana Sayfa

Kas15

Söze Düşmeyen Elem - Merve Kurkutlu

e-Posta Yazdır PDF
Sabahın ilk ışıkları doğuyordu penceresinin ardından. Güneş biraz hüzünlü, biraz neşeli yağmur eşliğinde yükseliyordu, bulutları aralayarak. Yeryüzündeki derin hâkimiyeti bir uçağın çıkardığı ses bozuyordu. Gerisi ahenk içinde…
     Sokaklarda yanan lambaların ışığının, güneşin ortaya çıkmasıyla feri sönüyordu adeta. Dışarıda bir veya iki insan, gerisi sükûnet. Elleri cebinde birisi geçiyordu mahzun bir şekilde. O da yüreğinin götürdüğü yere gidiyordu yalnızlığı içinde.
Son Güncelleme ( Cumartesi, 15 Kasım 2008 13:55 ) Devamını oku...
 
Kas12

Asude Bahar - Asude ÇAĞLAR

e-Posta Yazdır PDF

                                   
   "Meğer mavi de olsa gözlerin, deniz bitermiş, okyanus çekilir, sular boşluğa düşer, dal kırılır, zaman tükenirmiş..."
 
    Bu satırlarla İnsan' la karşılaşmadan önce karşılaşmış olsaydı... Aslında şimdi bile sarmaya başlamıştı kalbini sinsice karamsarlık. "Derin Mavi" ilgisini çekmişti. Mavi gözleri merakla gezinmiş kara harfler üzerinde; ancak umutsuzca çırpınışlar içinde kalmıştı. Bir an için sürdü bunlar. Bir sevinç dalgası kapladı benliğini ansızın. Demin okuduğu satırları defterinin ilk sayfasına not etti ve altına şunları yazdı: "Benim mavi gözlerimden sonsuzluk ve birlik okunacak hep O'nun sayesinde, İnsan'ın vesilesiyle... İnşallah!" Defteri kapadı.

Son Güncelleme ( Perşembe, 13 Kasım 2008 20:25 ) Devamını oku...
 
Kas09

Bulunur Elbet - Nazım Tektaş

e-Posta Yazdır PDF

Sele yatak olma damlaya kab ol
Gülüşte mest olma gamda bitab ol
Cehle mektep olma ilme kitab ol
Seni saklayacak bir raf bulunur elbet.

Son Güncelleme ( Pazar, 09 Kasım 2008 02:26 ) Devamını oku...
 
Eki31

Uşak'ta Mecburiyet - S.T.X

e-Posta Yazdır PDF

Mecburiyette hayat erken başlar erken biter.Tüm küçük şehirlerin mecburiyeti yani çarşı denen bir caddesi bulunmaktadır zannımca. İşte Uşak'ta o küçük şehirlerden biridir.Çarsısında yürürken dahi dağları görebileceğiniz bir mekandır Uşak. Ne ararsanız bu caddede bulursunuz. Bankası,kuyumcusu,lotocusu,kuruyemişcisi,ayakkabıcısı...Tüm ihtiyaçlarınızı bu caddede halledip eve doğru yola koyulduğunuzda farklı manzaralar çarpmaya başlar gözünüze.
Son Güncelleme ( Pazar, 09 Kasım 2008 01:55 ) Devamını oku...
 
Eki13

Geçmişi Yakmak ve Yanmak - Asude ÇAĞLAR

e-Posta Yazdır PDF

 
    "Ne içindeyim zamanın, ne de büsbütün dışında." Bu mısraları hatırladığında dışarıdaydı, akşamdı ve yağmur yağıyordu. O bir banka oturmuş, bankın kucağında ıslanıyor olmasına aldırmadan düşünüyordu. Başını önüne eğmişti, gelip geçenlere bakmıyordu. Bir ara gözlerinde bir parıltı... Aniden başına gökyüzüne kaldırdı. Yağmuru seviyordu. Bir müddet böylece kaldı, damlaların yüzünü (sertçe) okşamasına izin verdi.
Devamını oku...
 
Eyl15

Zühre'ye Yakarışım - Buket BOSTANCI

e-Posta Yazdır PDF

 Bu, mürekkebin miske bulandığı,
 Ve gönlümün elemle yandığıdır.

         Misk kokulu mürekkeple yazıldı bu hikaye; önce hayaldi, söze vurdu, gönle düştü, elem oldu...
Ufkun hafif hafif alacalanmaya başladığı bir bahar sabah... Lal bir gecenin ardından hala ışımakta olan Zühre'nin yorgun ışıkları süzülüyordu denize. Önce, sabah serinliğini tadan bir rüzgar araladı perdeleri, sonra güneş. Aydınlandı cam önündeki menekşeler, renk buldu Ra'nın gemisinde. Gemi okyanusları aştı, masallar ülkesindeki bir küçük meleğin kalbine demir attı...
Anisa... Şimdi, leylak kokulu çarşaflar arasında gülümseyerek uyumakta olan sekiz yaşındaki Arnavut kızı. Gözlerini zümrütten, kalbini meleklerden alan Anisa. Rüyalarına tutuldu, rüyaları buz tuttu...

Son Güncelleme ( Pazar, 09 Kasım 2008 02:00 ) Devamını oku...
 
Eyl13

Hüzün -Emrah YOLCU

e-Posta Yazdır PDF
                                                Kertenkele kuyruğudur hüzün
                                                Ve aşk dokundu yüreğimin gergefine....

   Öldürülüp kuyuya atılan cesedin, toprak bürümüş üstünü. Elden düşme bir komutan, katil olmuş. En kara bulutlar, yer bulup dayanmış gözkapaklarıma. Mevlana gelmiş, ney çalmış kirpiklerimin dibinde. Sırdaşı peygamberimin, ''hu'' diye üflemiş kuyuma.
   Ne varsa yıkılmışım depremlerde toz duman. Enkaz altında, yıktığım duygulara rastlamışım.''içimden taştığım kadar, kavgadayım dışımla'';avazım çıktığı kadar bağırmışım, duymamışım kendim dahi.
Devamını oku...
 
Eyl12

Ay Vakti 96. Sayı - Yekta Haktan İnci

e-Posta Yazdır PDF

“Budur benim çabam, bu… Binlerce kök salarak, kavramak hayatı derinden ve ortasından geçerek acının, olgunlaşmak hayatın taa ötesinde, taa ötesinde zamanın!”

Yıllar önce Rilke’nin ağzından zamana dökülen bu deyiş, kuşkusuz İslam medeniyetinin temel aforizmasını da hatırlatıyor bize. Elest bezminde yüklendiğimiz aşk’ın, amellerimize bindirdiği göstergelerden biri de, bir ay boyunca dilimize ve nefsimize vurduğumuz kutlu prangalar… Oruç, bir mahya. Şeref Akbaba’nın da dediği gibi... Gönül dünyamıza yılda bir vuran, ama huzmelerini hayatımız boyu hissettiğimiz sükûtun, asırlık haykırışı.

Son Güncelleme ( Pazartesi, 15 Eylül 2008 17:47 ) Devamını oku...
 
Eyl11

Sükût Harbi-Ayşe Akkoyunlu

e-Posta Yazdır PDF

                                       'bir ölüm düşle bana...'
 
nisan yağmurlarıyla sorgulanmak isteyişimdir belki,
kelimelerimi harbe çağıran..
sözlerimin bağışlayıcı yalnızlığına bürünür,
bir ölünün ardından yas tutan kelebekler..
sükût dedirten yalnızlıklar büyüttükçe devleşir bir insan...
 

Devamını oku...
 
Sayfa 1 > 7

Anketler

Site rengi hangisi olmalı?
 

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 6341

Kimler Sitede

Şu anda 2 konuk çevrimiçi

Okudunuz mu?